ULUSLARARASI SİVİL HAVACILIK ANLAŞMALARI

 

Uçak teknolojisinin ve havayolu taşımacılığının kısa sürede hızlı gelişimi ülkelerin tek başlarına çözemeyecekleri bazı uluslararası sorunları da beraberinde getirmiştir.

 

Emniyetli ve güvenilir bir havayolu taşımacılığının sağlanması havaalanlarının, seyrüsefer sistemlerinin ve hava raporlama sistemlerinin kurulmasını gerektirmektedir.

 

Bu faaliyetlerin karmaşaya sebep olmadan sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi ise bu faaliyetlerle ilgili standartların oluşturulmasına bağlıdır.

 

Hava sahası, hava trafik kontrol faaliyetleri, personelin lisanslandırılması, havaalanları ve uçakların dizaynı ve ekonomik, emniyetli bir uluslar arası hava taşımacılığı için gerekli diğer konularla ilgili oluşturulacak tüm standartlar veya kurallar ulusal bir girişimden çok uluslararası bir girişimle meydana gelebilir.

 

Uçakların gelişmesi ile birlikte 20. yüzyılın ilk yıllarında her ülkenin kendi hava sahasının bağımsızlığı ile ilgili tartışmalar gündeme gelmiştir.

 

Hava sahası ile ilgili bu sorunlar üzerine ülkeler toplanma kararı almış ve daha sonra hava taşımacılığı ile ilgili başka konuların da görüşüleceği hava taşımacılığını düzenleyen birçok anlaşma imzalanmıştır.

 

Uluslararası havacılık anlaşmaları Hava Hukukunun en zengin ve engin kaynağını teşkil etmektedir.

 

Bunların bir kısmı toplu konferansların çalışma ürünüdür. Bir kısmı da iki devlet arasındaki hususi anlaşmalardır.

 

PARİS KONVANSİYONU – 1919

 

 

 

Paris havacılık anlaşması fikri 1910 yılında toplanan ve 19 Avrupa ülkesi temsilcisinin katıldığı I. Dünya Savaşı’na son veren Paris Barış Konferansında doğmuş ve kısa zamanda gerçekleşmiştir.

 

6 Mart 1919 yılında 14 ülkenin (Belçika, Brezilya, İngiltere, Küba, Fransa, Yunanistan, İtalya, Japonya, Portekiz, Romanya, Sırbistan Krallığı, Hırvatistan, Slovenya ve ABD) temsilcisi Paris’te toplanmış ve hava taşımacılığı tarihindeki en eski uluslararası anlaşma olan Paris Konvansiyonu’nu imzalamış ve ekleri ile birlikte kabul edilmiştir.

 

Komisyon

 

teknik sorunlar,

 

yasal sorunlar

 

askeri durumlar

 

hakkında olmak üzere 3 alt görev oluşturmuştur.1.Her devlet kendi ülkesi üstündeki hava sahasında egemenlik haklarına sahiptir.

 

2.Anlaşma ile belirli şartlara sadık kalınmak şartı ile anlaşmaya imza atan devletlerden her biri, barışta başka imza sahibi devletlerin uçaklarına zarar vermeden kendi ülkesi üstünden geçmek hakkını tanır ve tanınan bu hakta milletlere eşit muamele etmek esastır.

 

3.Anlaşmaya imza atan devletlerden her biri, askeri sebeplerle veya kamu güvenliği sebebiyle başka devletlerin uçaklarının ülkesinin bazı bölgeleri üzerinde uçmasını yasaklayabilir.

 

4.Bir devlet ülkesi üzerinde uçmak hakkını yalnızca imza sahibi tescilli uçağa tanıyan eski maddeye ek olarak özel bir anlaşma ile aynı hak imza sahibi olmayan bir devlet uçağına da tanınmıştır.

 

Uçağın havalanabilmesi için tescil, yolculuğa elverişlilik ve pilotların mesleki ehliyetleri tamam olmalıdır.

 

Anlaşma askeri uçakların uçuşuna sınırlandırmalar getirmiş, silah, patlayıcı madde ve fotoğraf malzemelerinin uçakla taşınmasını yasaklamıştır.

 

Paris Konvansiyonu ile uluslararası havacılığın yasal sorunları üzerine devamlı bir çalışma yapmak üzere bir komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyon “Uluslar Arası Hava Seyrüseferi Daimi Komisyonu (Commission Internationale de Navigation Aerienne – C.I.N.A.)” olarak bilinmektedir.

 

MADRİD KONVANSİYONU – 1926

 

 

 

İspanya, Portekiz ve 19 Latin Amerika ülkesinin 1926 tarihinde imzaladıkları Madrid Konvansiyonu Paris Konferansı kararlarını sadece tekrarlamıştır. Madrid Konvansiyonu, Paris Konvansiyonundaki eşitliğe aykırı hükümlere tepki olarak oluşturulmuştur. Bu konvansiyon asla uluslararası bir özellik taşımamış ve Chicago Konvansiyonu’nda da tamamen yok sayılmıştır.

 

HAVANA KONVANSİYONU -1928

 

 

 

1923 yılında Santiago, Şili’de uluslar arası ticari hava hizmetlerinin operasyonu ile ilgili kuralların oluşturulması için Pan American Konferansı yapıldı.

 

Bu konferanstaki amaç batı yarımküre ülkeleri ihtiyaçları için yasal bir doküman oluşturmaktı.

 

6. Uluslararası Amerika Devletleri Konferansı 1928 yılında Havana’da toplandı ve bu konferansta Ticari Havacılık Konvansiyonu olarak da bilinen Havana Konvansiyonu gerçekleştirildi.

 

Havana Konvansiyonu sadece özel uçaklar için uygulanabilir, devlet uçakları için geçerli değildir.

 

Pilotlar uçuş operasyonu gerçekleştirdikleri ülkelerin kurallarını da bilmek zorundadırlar.

 

Paris ve Havana Konvansiyonları birbirinden farklı kurallar getirdiklerinden uygulamada biraz karışıklığa neden olmaktadır.

 

 

 

 

 

VARŞOVA KONVANSİYONU - 1929

 

 

 

Varşova Konvansiyonu hava taşıyıcısının uluslar arası hava taşımacılığında meydana gelebilecek kazalara ilişkin sorumluluğunu düzenler.

 

Konvansiyona göre, hava taşıyıcısı yolcuların taşınması sırasında meydana gelebilecek ölüm ya da yaralanmalardan, yolcu bagajlarının ve eşyaların taşınmasında meydana gelebilecek zarar ya da kayıplardan, uçuş operasyonunun gecikmesi sonucu oluşacak zararlardan sorumludur.

 

Ayrıca konvansiyon yolcu biletleri, kargo konşimentoları ve diğer hava taşımacılığı belgelerine ilişkin standartlar getirmektedir.

 

Taşıyıcının uluslararası uçuşlarda yolcuya olan sorumluluğunun limiti 8300 USD.

 

Hague Protokolü

 

Limit 16.600 USD

 

Ölümden doğan sorumluluk taşıyıcının acentelerine kadar genişletildi.

 

Guatemala City

 

Taşıyıcının sorumluluğu her yolcu için maksimum 100.000 USD.

 

Varşova Konvansiyonu, uluslar arası ticari hava taşımacılığında başvurulacak en önemli hukuki kaynaklardan biri haline geldi.

 

ROMA KONVANSİYONU - 1933

 

 

 

Yabancı bir uçağın yerdeki insanlara ve nesnelere, başka bir ifadeyle, üçüncü kişilere verdiği zararlara ilişkin uygulanacak kuralları düzenleyen Roma Konvansiyonu 29 Mayıs 1933 tarihinde Roma’da imzalanmıştır.

 

CHICAGO KONVANSİYONU – 1944

 

 

 

II. Dünya Savaşı hava taşımacılığında uçak sanayinin gelişimine büyük bir katkı sağlamıştır. Ancak savaş sona erdiğinde hava taşımacılığında politik, yasal, ekonomik ve teknik konulardaki problemler halen devam etmekteydi.

 

Paris konvansiyonuyla getirilen egemenlik hakları uluslararası bir ticari taşımacılığın yapılmasını engelliyordu.

 

7 Aralık 1944 tarihinde 52 ülkenin katılımıyla ABD’nin Chicago şehrinde Chicago Konvansiyonu toplanmış ve “Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması” imzalanmıştır.

 

Konferansa katılan ülkelerden aşağıdaki konuların uluslararası standartlar haline getirilmesinde bir olmaları istendi:

 

İletişim ve seyrüsefer sistemleri

 

Havaalanı karakteristikleri

 

Hava trafik kontrol kuralları

 

Personel lisanslandırılması

 

Uçakların uçuşa elverişliliği

 

Uçakların tescili

 

Meteoroloji bilgisinin toplanması ve dağıtımı

 

Uçak ve pilot kayıt defterleri

 

Havacılık haritaları ve kartları

 

Gümrük işlemleri

 

Uçak kaza soruşturmaları

 

ICAO – International Civil Aviation Organization,

 

 

 

Uluslararası Sivil Havacılık ÖrgütüChicago konferansının getirdiği diğer önemli bir gelişme ise “Uluslararası Havayolu Taşımacılığı Anlaşması – The International Air Transport Agreement” ya da başka bir ismiyle “Beş Hava Trafik Hakkı Anlaşması – Five Freedoms Agreement”nın yapılmasıdır.

Günümüzde toplam 8 ayrı trafik hakkı bulunmasına rağmen Chicago Konvansiyonunda sadece ilk iki trafik hakkı çok taraflı olarak kabul edilmiştir.